Mustafa Kemal Atatürk’ün Sofya’da Askeri Ataşe iken (1913-1914) kaleme aldığı bu kitap, Kurmay Binbaşı Nuri Conker’in Zabit ve Kumandan adlı eserine ithafen yazılmıştır. Balkan ve Trablusgarp Savaşları sonrası ortaya çıkan her iki kitap, Osmanlı ordusunun yaşadığı toprak kayıplarına kafa yoran iki genç subayın sorunları ve çözüm önerilerini cesaretle kayda geçirmesinden ibarettir. 1918 yılına kadar yayımlanamayan bu eser, Damat Ferit Paşa Hükûmeti tarafından yasaklanarak toplatılmıştır. İlk yayımlanışının 100. yılında yeniden okurla buluşacak olan bu küçük çalışma, askerî konuları ihtiva eden teorik bir metin gibi görünse de satır aralarında Mustafa Kemal’in yaşanmışlıklarını gözler önüne sermektedir.

Dizgi – Baskı – Yayımlayan: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.
Haziran 1998
Cumhuriyet GAZETESİNİN OKURLARINA ARMAĞANIDIR.

ATATÜRK’ün
Askerlik Üzerine Kitapları (1908-1918)
Atatürk, 1893’te (Selanik) girdiği askeri mektebi 1905’te (İstanbul) kurmay-yüzbaşı rütbesini
alarak bitirmişti. M. Kemal’in öğretim durumunu, Selanik’teki askeri ortaokul, manastırda lise
(1899) İstanbul’da harp okulu (1902) ve harp akademisi olarak sıralamak mümkündür. O,
bu suretle askeri bilgiler için, zamanının bütün normal öğretim kademelerini başarı ile
atlamıştır. Kurmay (erkânı-harp) sınıflarındaki okuma devresi kendisine yükseköğretimin en
ileri bilgi ve görgülerini kazandırmıştır. Bunu her vesile ile kendisi daima hatırlardı. O,
kurmay sınıflarında iken memleketin siyasi durumu ile ilgilenmiş, istibdada karşı hür fikirler
yayan gizli neşriyatı okuması ve arkadaşlarıyla konuşmaları sayesinde, daha o zamandan
memleketin siyasi mukadderatı için meşgul olmaya başlamıştır. O yıllarda harp akademisine
ayrılan az sayıda genç subay talebeler, binlerce harp okulu gençlerine hitabeden hür fikirleri
yaymak için çeşitli vasıtalardan faydalanmışlardı. Bu arada tertip ettikleri gizli gazetelerin
yazıları bizzat M. Kemal’in kaleminden çıkmıştır. M. Kemal okuma devrelerinde anlayışlı,
zeki ve çalışkan, hatta bazen fazla atılgan bir talebe olarak hocalarının takdirini kazanmış ve
dikkat nazarlarını çekmiştir.
Aynı zamanda M. Kemal, öğretim devresinin her kısmında yazı yazmaya ve hatta
manastırdaki okulda iken edebiyat ve şiire merak sarmış ve hitabet tecrübeleri için hiçbir
fırsatı kaçırmamıştır. Ders kitaplarından gayri ne bulursa okumuş, harp akademisinde ve
devlet merkezindeki müşahedeleri onda derin izler bırakacak kadar kuvvetli olmuştur. Bu
tahsil çağından sonra 1905’den 1908’e kadar M. Kemal, Suriye’de ve Makedonya’da vazife
görmüştür.
Bu yıllarda M. Kemal, bir taraftan mesleki bilgilerini tatbiki sahada ilerletirken bir taraftan da
memleket idaresi için ikinci meşrutiyetin ilanından önceki siyasi faaliyetlere katılmıştı. Bu
maksatla Şam’da kurduğu (Ekim 1906) Vatan ve Hürriyet adı altındaki siyasi cemiyetin
faaliyetini Makedonya’ya intikal ettirmiş bulunuyordu.
İkinci meşrutiyetten önce Makedonya ve bilhassa Selanik, her bakımdan Osmanlı
İmparatorluğu’nun en faal merkezlerinden biridir. Siyasi fikirler orada teşkilatlanmış ve
olgunlaşmış, askeri birliklerin önemli kısımları orada toplanmıştır. Askeri ve sivil aydınlar
zümresinin büyük faaliyeti bu bölgede merkezileşmiştir.
1907 yılında M. Kemal, kolağası (kıdemli yüzbaşı) rütbesiyle Makedonya üçüncü ordu
müfettişliğinde vazifelidir. Aynı zamanda ”İttihat ve Terakki” cemiyetinin gizli çalışmalarında
yer almaktadır.
Makedonya’da (23 Temmuz 1908) hürriyet ilan edilince, Osmanıl İmparatorluğu’nda ikinci
meşrutiyet devri açılmıştır.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]